SOSYAL MEDYA İLMİHALİ(MİZ)

Bazılarımız mecburiyetten, bazılarımız keyfiyetten bazılarımız meraktan olsa da toplumumuzun yediden yetmişe neredeyse her bireyi internet ve sosyal medya kullanıyor.

İnternet ve sosyal medyayı kullanırken Müslümana yaraşan tavır nasıl olmalıdır, nelere dikkat edilmelidir?

Başkasının internet bağlantısını izinsiz kullanmak kul hakkı değil midir?

Yiyip içtiklerimizin fotoğraflarını paylaşmanın kime ne faydası olabilir hangi amac(ımız)a hizmet ede(bili)r?

İbadetleri paylaşmak riya olmaz mı?

Hataen ve/ya kasten işlenen günahları herkesin gözüne sokarcasına paylaşıp, onlarca kişiyi şahit tutmak Yaradan’a(cc) meydan okuma(k) anlamına gelmez mi? Günah(ımız)a şahit olanları tövbeye de şahit tutmak gerekir mi?

Normal hayatta olması gereken özel şeyleri, özel anları sosyal medyada paylaşınca özelliği, güzelliği kalır mı?

Müslüman(lar) olarak her işimizde ahlâklı davranmalı, helâl haram çizgisine dikkat etmeliyiz.

Bu konuda epey zamandan beri yazmayı düşünmüş ancak bir türlü zaman ayırıp nihayetlendirememiştim.

Kul olarak ne yapsak eksiktir, Rabbimiz(cc) eksiklerimizi tamamlasın. (Amin)

Milli Gazete yazarı Abdülaziz Kıranşal’ın “Gençler İçin Sosyal Medya İlmihali” isimli kitabı düşündüğümü icraata geçirmemi kolaylaştırdı. Kendisine teşekkür ediyor, şükranlarımı arz ediyorum.

Bütün takipçilerim, dostlarım ve internet/sosyal medya kullanan herkes Abdülaziz Kıranşal Beyefendinin bu kitabını okumalı diye düşünüyorum.

Yazımızın bundan sonraki bölümünde ilgili kitabın altın değerindeki bazı cümlelerini de sizlerle paylaşmak istiyorum.

İnternet ve sosyal medyanın dini yaşantımız ve değerlerimiz açısından ciddi bir değerlendirmeye ihtiyacı vardır.

İnternet ve sosyal medyanın günâh, sevap, haram, helâl gibi fıkıh terimleri açısından muhakkak ele alınması gerekmektedir.

Her yerde ve her işte olduğu gibi internet ağları arasında gezinirken de niyetimiz ana ölçü olmak zorundadır.

İnsan sosyal medyayla kendi amel defterinin küçük bir kopyasını da tutmaktadır.

Sahte hesap da kullansak, farklı isimlerle de yazışsak, IP numaramızı da değiştirsek bu kayıtlar muhakkak karşımıza çıkacak.

Şimdi bir düşünelim; gerçek hayatımızdaki geçmişimiz mi, sanal hayatımızdaki internet geçmişimiz mi, daha çok başımıza belâ olabilir?

Gerçek hayatta yapılmasına cesaret edilemeyen işlerin, söylenmesine cesaret edilemeyen sözlerin sahte isimlerle açılan profiller aracılığıyla çok rahat bir şekilde yapıldığına ve söylendiğine şahitlik etmekteyiz.

Gerçek kimliğini gizleyerek türlü aldatmalara ve yalanlara başvurarak insanları kandırmak bir münafıklık özelliğidir. Yalanın, sahtekârlığın, aldatmanın sosyal medya üzerinden olması bu durumu değiştirmez.

Unutmayalım ki yaptığımız paylaşımları, beğenileri, attığımız twetleri ve tüm internet uygulamalarımızı sahte hesaplar üzerinden yapmış olsak bile bunlar sonunda gerçek hesabımız olan amel defterimize yazılmaktadır.

“Aldatan bizden değildir” ve “Yalan münafıklık özelliğidir” diyen bir Peygamberin(sav) ümmeti sanal alemde de bu özelliklerden uzak durmak zorundadır.

Yaptığımız paylaşımlar ve attığımız twetler kimin beğenisi kazanırsak kazanalım, Allah’ın(cc) beğenisini kazanmadıktan sonra boş bir iş yapmış, vaktimizi heba etmiş oluruz.

İnternet ve sosyal medya platformları günümüzde büyük askeri silâhlardan daha tehlikeli hale gelmiştir.

Bugün herhangi bir konu hakkında araştırma yapılırken internetteki arama motorlarının sunduğu bilgilerde kesinlikle kaynağına inilmediği ve doğruluğu tasdik edilmediği sürece kullanılmamalıdır.

Günlük hayatta geçerli olan haram ve helâl ölçüleri internet ortamında da aynen geçerlidir.

Her yerde olduğu gibi internet ve sosyal medya ortamında da Allah’tan(cc) korkmalı, sürekli iyilik peşinde olunmalıdır.

İnternet ve sosyal medyayı ihtiyaç hallerinde kullanmalı, vakit israfı yapılmamalıdır.

Sosyal medyada beğeni kazanmak ve gösteriş için paylaşım yapılmamalıdır.

İbadetlerine dikkat eden, içki, kumar, zina gibi büyük günâhlardan uzak durmaya gayret eden bir Müslüman olabiliriz, ama kıyamet günü internet ve sosyal medya aracılığıyla aldığımız kul hakları yüzünden iflâs etme riskini taşıyan bir Müslüman olduğumuzu da unutmayalım.

Riyakâr insan için internet ortamında ve sosyal medyada yaptığı paylaşımı, attığı twetleri, söylediği sözleri Allah’ın(cc) beğenmesi değil; insanların beğen tuşuna basması daha önemlidir.

İslâm dini sahtekârlığı, yalancılığı, aldatmayı her plâtformda yasaklayan bir dindir.

Normal hayatta insanları kandırmak nasıl bir günâh ise sahte hesaplar açarak insanları kandırmak da aynı seviyede bir günahtır.

Hatta sanal ortamın hızı ve yaygınlığı nedeniyle kandırılan insanların sayısı da fazla olacağından ister istemez günlük hayattan daha çok günaha girilmiş olur.

Günâhın fiberi, dijitali, kotalısı, kotasızı olmaz.

Vesselâm.

  • PAYLAŞ :
  • memursen logo
  • sagliksen logo
  • sağlık bakanlığı logo
  • aileve sosyasl politikalar bakanlığı logo
  • calışma ve sosyal güvenlik bakanlığı logo