SİVİL TOPLUM DEMOKRASİNİN KASLARIDIR

son aylarda ülkemizde, coğrafyamızda, dünyamızda olağan dışı gelişmeler vuku buluyor. global dengelerin demokrasiyi, halkın egemenliğini, siyasi yapıları ezip geçtiği, bunu yaparken de her türlü bahaneyi, gerekçeyi yine halkı kullanarak ve halka bunu mubah gibi göstermeyi de bilerek yaptığına şahit oluyoruz.

taksim, tahrir, tahkim… ülkemizin gündemi bir süredir bu üç kelimeden ibaret. bunlardan taksim’in de tahrir’in de merkezinde halk var. halk var ama olayların nedenleri, gelişimleri ve sonuçları arasında biraz çelişkiler var.

 taksim nasıl başladı? gezi parkındaki ağaçların kesilmesi kararı ile ilgili başlayan tartışmalar, yetkili ağızların durumun böyle olmadığını söylemelerine rağmen twitter, facebook gibi sosyal medya organlarıyla çığ gibi katlanarak büyüyen, tüm ülkeye yayılan bir gerilim ortamına neden oldu. sonra olaylarda rol alan çevreci örgütler ve samimi halk da durumun nerelere vardığını ve amacından saptığını gördü ama geçmiş olsun. bu olaylarla ilgili arka planları, gerçekleri veya muhtemel gerçekleri zaten herkes yazdı ve yazmaya devam ediyor. bu konulara çok girmeyeceğim ama bu ayrıntıların da daha sonra bizi şaşırtan gerçekler olarak tarihe geçeceğinden eminim. 

tahrir’de durum daha farklı. tahrir’de bir süre önce halkın sokaklara dökülerek büyük bir kararlılıkla iradeyi eline aldığı, demokratikleştiği bir baharı hep birlikte izledik. şimdi yine aynı meyda aynı halkın, ekonomik veya kendilerine gösterilen farklı nedenlerle yine güçlerini kullanarak demokrasinin nimetlerinden yararlanarak yönetime bir şeyler anlatmaya çalıştığını ve daha sonra seçilen liderin halkın bu mesajını almasını beklemeden, basbayağı bir darbeyle nasıl yönetimden alındığını ilgiyle ve hayretle ve nefretle izledik. sadece izlemedik sokaklara dökülerek farklı güçlerin toplum mühendisliği ürünü olan bu darbeye tepkimizi, kinimizi gösterdik. sonra baktık ki askerin tankla ve kendi gücünü kullanarak halkın seçtiği yöneticileri görevden aldırması darbe demek değilmiş. bu demokrasiymiş, sekülerlikmiş. biz bilememişiz. bu tutumuyla da batının demokrasi anlayışı batmıştır. batının derdi ülkelerindeki halka islam’ı, müslümanlığı halkın gözüne kötü göstermek, islamiyet’in ve demokrasinin bir arada yürümeyeceğini ispatlamaktır. ileri demokrasinin en güzel örneklerinden olan türkiye müslüman demokrasinin başarısının ispatıdır. bunun böyle olmadığını ispat etmeye çalışanlar bütün güçlerine rağmen taksim’de başarısız, tahrir’de başarılı oldular.

bu güçlerin mısır’da başarılı, türkiye’de başarısız olmasının arkasında, türkiye’deki güçlü sivil toplum, yani halkın iradesini halk için ve hak için kullanan yapıların varlığı, mısır’da ise bu yapıların yeterince ülke yönetiminde yer bulamaması vardır. sivil toplum demokrasinin kaslarıdır. sivil toplum örgütleri ne kadar güçlü olursa, demokrasi, halkın iradesinin egemenliği o kadar güçlü olur. türkiye’de memur-sen gibi sağlık-sen gibi lider sivil toplum örgütlerinin varlığı türkiye’de demokrasinin sigortasıdır. geçmişte 5’li çete olarak nitelendirilen oluşumun, demokrasimize sürdüğü kara lekeyi hatırladığımızda, memur-sen ve sağlık-sen gibi demokrasiden yana taraf olan sivil toplum kuruluşlarının önemi daha iyi anlaşılacaktır.

sivil toplum örgütleri toplumun vicdanıdır, yönetenler ve yönetilenler arasındaki köprüdür, halkın ve hakkın sesidir. ne yazıktır ki ülkemizde sivil toplum örgütlerine gereken önem son yıllarda verilmeye başlanmış ve bundan önceki yıllarda daha çok ideolojik amaçlar güden örgütlerin yerini, memur sen, sağlık sen gibi gerçekten bu ülkenin geleceğini kendine dert edinen ve ülkesine, inançlarına sahip çıkan güçlü sivil toplum örgütleri almıştır. 

daha güçlü bir türkiye için devlet de halk da sivil topluma daha çok önem vermeli ve dikkate almalıdır. bu doğrultuda da öncelikle türkiye’mize yakışır yeni bir anayasa hazırlanmalıdır. daha fazla özgürlük, daha güçlü bir demokrasi için hepimiz üzerimize düşeni yapmalı ve son günlerde yaşadıklarımızı, gördüklerimizi de dikkate alarak her zamankinden daha uyanık olmalıyız.

  • PAYLAŞ :
  • memursen logo
  • sagliksen logo
  • sağlık bakanlığı logo
  • aileve sosyasl politikalar bakanlığı logo
  • calışma ve sosyal güvenlik bakanlığı logo