TOPLU SÖZLEŞME: ÖNCESİ, SONRASI VE PERDE ARKASI

2022-2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme sürecini, hem genel hem de yetkili olduğumuz sağlık ve sosyal hizmet kolu açısından tarihe geçecek kazanımlarla tamamladık. Süreci tüm şeffaflığıyla teşkilatımıza anlatıyoruz. Ancak tarihe not düşmek adına burada da kayda geçirmek istedim.

Memuriyetten önce siyasetle uğraştığım zamanlarda, memuriyetim boyunca ve sendikal mücadelem esnasında her zaman “işi ehline verin” ilkesiyle hareket eden biri oldum. Kendi alanımda en iyisi olmaya çalışırken, tecrübelerinden istifade ettiğim insanları da her zaman en iyiler arasından seçmeye çalıştım. Genel başkanımızın bu konudaki tavrı da bu yönde olduğu için Genel Merkez çalışmalarımızda da hep bu yönde hareket ettik. Toplu sözleşme öncesindeki mutfak çalışmalarımızda da her biri alanının yetkin isimlerinden oluşan bir teknik ekiple çalıştık. Hazine ve Maliye, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında yıllarca görev yapmış, masanın her iki tarafını da bilen uzmanlarla süreci yönettik. İşçi sendikalarının tecrübelerinden istifade ettik. Teşkilatımızı işin içine katan, görüşlerini soran çevrimiçi çalıştaylar ve il divan toplantıları düzenledik. Üstelik tüm bu çalışmaları pandemi koşullarında gerçekleştirdik.

Tüm bu mutfak çalışmalarını sürdürürken diğer yandan da ilgili devlet adamlarıyla, hükümet yetkilileriyle, paydaş STK’larla görüşmeler gerçekleştirdik. Çalmadık kapı, görüşmedik yetkili bırakmadık. Eski ve yeni Bakanlar, Bakan Yardımcıları, siyasi partilerin genel başkanları, grup başkan vekilleri, kanaat önderleri gibi en ufak bir katkısı olacağını düşündüğümüz herkesle görüşmeye çalıştık. Tam anlamıyla bir mekik diplomasisi yürüttük.

Masa çalışmaları tamam. Sahada adım atmadık yer bırakmadık. Geriye ne kaldı? Sendikacılığın olmazsa olmazı meydanlar… Elbette ne Memur-Sen olarak, ne Sağlık-Sen olarak meydanları da boş bırakmadık. Sağlık-Sen olarak gerek meydanlardan, gerek bakanlık önünden temel sorun ve beklentilerimizi kamuoyuyla paylaştık. Taleplerimizi bilmeyen, duymayan kalmadı. Son olarak toplu sözleşme görüşmelerinin ilk toplantısından sonra kararlılığımızı göstermek üzere Ankara Anadolu (Tandoğan) Meydanında, 81 ilden gelen Memur-Sen teşkilat mensuplarımızdan oluşan yaklaşık 18 bin kişiyle birlikte tüm taleplerimizi haykırdık.

Öncesi ve esnasını özetlemeye çalıştığım 6. Dönem toplu sözleşmenin karşılıklı mutabakatla sonuçlanan kazanımlarını da sizlerle bol bol paylaştık. İl il gezerek anlatmaya da devam ediyoruz. Toplu sözleşme tarihinin en yüksek yüzdelik zam oranları, 2022 yılı içerisinde süreci tamamlanmak üzere 3600 ek gösterge ve sözleşmelerinin kadroya geçmeleri, toplu sözleşme ikramiyesinin 400 TL’ye çıkarılması gibi Memur-Sen olarak elde ettiğimiz genel kazanımlara ilave olarak sağlık ve sosyal hizmet kolumuzda 20’ye yakın kazanım elde ettik. Döner sermaye sisteminin çarpıklığından dolayı yıllardır sıfıra mahkum edilen sağlık çalışanlarımızın sabit ek ödemelerini %20 artırarak yüzdelik zamlarla birlikte sürekli artacak önemli bir kazanç sağlamış olduk. Sağlık-Sen olarak temel düsturumuz olan kapsayıcılık ilkesi gereği geniş kitleleri ilgilendiren, her çalışana irili ufaklı fayda sağlayacak kazanımlara yoğunlaştık ve başardık… Uzman ebe hemşirelerimizde kazandı, şoförlük yapan sağlıkçılarımızda. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı hizmet kuruluşlarında görev yapanlarda kazandı, SAHU eğitimine başlayacak aile hekimleri de… Her dini bayramda sosyal medyada feryada dönüşen idari izinde nöbet ücreti meselesi de tarihe karıştı, acile hizmet veren röntgen ve laboratuvar teknisyenlerinin artırımlı nöbet ücretleri meselesi de…

İrili ufaklı birçok sorunu giderdik. Ancak daha gidecek çok yolumuz olduğunun da farkındayız. Toplu sözleşme mutabakatından sonra akın akın şubelerimize başvurup üye olmak isteyen, bizlere güvenen sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın tüm sorunlarını çözmek için mücadeleye devam edeceğiz.

Başlıkta belirttiğim gibi öncesini anlattım, sonrasını anlattım ama perde arkasını unuttum sanmayın. Perde arkası bildiğiniz gibi, yerinde sayıyor maalesef. Masada yaptığımız görüşmelerde bürokrasi tarafı yine en iyi bildiği işi yaptı ve süreci tıkadı her zaman ki gibi. Gerek Cumhurbaşkanımız gerek Bakanlarımızla olan birebir ilişkilerimiz ve yürüttüğümüz diplomasi trafiği olmasa, yine altına imza atmayacağımız ve noter hizmeti veren hakem heyetiyle karşı karşıya kalacaktı kamu çalışanları.

Sözün özü; bürokrasiye ve çarpık sistemlere rağmen Sağlık-Sen demek, mücadele demek, emek demek, kazanım demektir…

  • PAYLAŞ :
  • memursen logo
  • sagliksen logo
  • sağlık bakanlığı logo
  • aileve sosyasl politikalar bakanlığı logo
  • calışma ve sosyal güvenlik bakanlığı logo