ÖRGÜTLÜ OLMAK, HAK ARAMA VE ALMA GÜCÜNÜ ELDE TUTMAKTIR

Sağlık ve sosyal hizmet kolunda Türkiye’nin en büyüğü, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yetkili sendikası olarak, ülkemizin her noktasında varlığını gösteren, hizmet üreten bir teşkilatız.

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının verdiği mücadelenin bir sonucu olan örgütlü gücümüz; teşkilatımız için hem haklı bir gurur, hem de büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluk bilinci içerisinde mücadele etmekteyiz.

Sendikal mücadele gerçekçi bir istikamet ve cesaret gerektirir. Emeğin ve alın terinin hakkının teslim edilmesi, güçlenen sendikal örgütlülük ve adaletin sağlanması ile mümkündür. 

Olağanüstü Bir Süreçten Geçiyoruz

2020 yılı, geçmiş yıllara göre daha fazla afet, felaket ve olağanüstü durumlarla karşı karşıya kaldığımız bir yıl oldu. 

Pandemi nedeniyle dünyada ve ülkemizde ekonomi ve çalışma hayatı ciddi durgunluk yaşıyor. Bu durgunluk tüm sosyal yaşam alanlarını derinden etkiledi. Dünya bilmediği bir düşmana karşı topyekün teyakkuz haline geçti.

Sendika olarak bir taraftan “bölüşümde adaleti” gözetmenin mücadelesini verirken, diğer taraftan tüm dünya ile birlikte ülkemizi ve ekonomimizi etkileyen pandemi sürecinde sosyal yönümüzün dönüştürücü etkisini milletimizin hizmetine sunuyoruz.

Önceliğimiz; ailesini göremeyen, evine gidemeyen, gitse bile 3-4 saat uykuyla yetinip görevinin başına dönen, pandeminin tam da kalbinde olan ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen çelikten bir iradeyle mücadelesini aksatmayan sağlık çalışanlarıdır. 

Döner Sermaye Sistemi İflas Etmiştir 

Döner sermaye sistemine bağlı olarak yapılan ücret ödeme politikası sağlık çalışanlarının mesleki memnuniyetini yok etmiştir.

Çözüm makamlarında olanlar artık bu gerçekle yüzleşmelidir...

Fedakar sağlık çalışanlarının sorunları ancak fedakarlık yaparak çözüm üreten bir siyasi irade ile çözülebilir.

Sağlık hizmeti alanların memnuniyetinin %70’lerde olduğu bir ülkede sağlık çalışanlarının memnuniyetinin %27’lerde olması sistemin revize edilmesi gerektiğinin en önemli göstergesidir.

Sorumluluğumuzun Bilincindeyiz

Kamu Personeli Danışma Kurulunun (KPDK) işleyişinde dönüştürücü bir rol üstlendik. “Toplantı gündemli olmalı ve çözüm üretmelidir” dedik. 

Kurulun tüm tarafları çalışanların gözünde önemli bir değerdir. Çalışanlar bu kurula umut bağlamışlardır. Bu umudu boşa çıkarmamak her iki tarafın da en birincil görevi olmalıdır.

Kurulun varlığının anlamlı olması sağlık çalışanlarının sorunlarına ürettigi çözümle orantılı olacaktır. Bugüne kadar hiçbir soruna çözüm üretilememiştir. Ancak bundan sonra var olan tüm sorunlara çözüm üretme noktasında ilk adımın atıldığı inancındayız.

Sağlık Hizmeti Tazminatı

Sağlık hizmeti 7 gün 24 saat kesintisiz devam ediyor. Terör bölgelerinde asker ile beraber hizmet veren sağlık çalışanları da çatışmalarda hayatlarını kaybediyorlar. 15 Temmuz gecesi yağan kurşunların altında, yaralananları alıp hastaneye getiren ve müdahale eden yine sağlık çalışanlarıdır. Son olarak dünyanın başına bela olan COVID19’a karşı cephenin ateş hattında yine fedakar sağlık çalışanları mücadele ediyorlar...

Olağan günlerde dahi zor şartlar altında hizmet sunan sağlık çalışanlarının, bu olağanüstü süreçlerdeki fedakarlıkları göz ardı edilmemeli, kıymeti bilinmeli ve takdir edilmelidir. Bu takdir ise “sağlık hizmeti tazminatı” adı altında ete kemiğe büründürmelidir.

Farklı İstihdam Modellerine Son Verilmelidir

Şu bir gerçek ki sağlık hizmetleri bir bütündür. Eğitimleri aynı olan, aynı kadro unvanı ile sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanları, ekonomik, özlük ve sosyal hakları itibari ile aynı haklara sahip olmalıdırlar. Aynı birimde, aynı işi; 657 4/a’lı, 4/b’li, 3+1 sözleşmeli gibi farklı haklara sahip çalışanlarla sürdürmek iş barışını ve motivasyonunu son derece olumsuz etkilemektedir. İvedilikle 21. yüzyılın büyüyen ve güçlü Türkiye’sine yakışır bir istihdam modeli belirlenmeli ve tüm özellikleri aynı olan çalışanlar eşit ekonomik, özlük, sosyal haklara sahip olmalıdırlar.

Şiddet

Şiddet uygulayan şunu bilmelidir ki hastaneler hasta yakınlarının acılarının dışa vurulduğu yerler değildir. Acısı olanların sağlık çalışanlarına şiddet uygulamaya ve hastane koridorlarında taşkınlık yapmaya hakları yoktur.

Şiddet uygulayanlara yönelik cezalar artırılmıştır ancak şiddet hız kesmeden devam etmektedir. Şiddetin bir kamu davası olarak kabul edilmesi ve son zamanlarda şiddet uygulayanlara dair tutuklu yargılanmalarına yönelik kararlar verilmiş olması isabetli olmuştur. Şiddet, bu tür tedbirlerle azaltılabilir ancak şiddeti sona erdirecek olan toplumsal duyarlılığın artmasıdır. 

Sağlık çalışanlarının insanlara hayat bahşetme gibi bir kudreti yoktur. Ellerinden geleni profesyonelce yaparak, insanları hayata bağlayabilmek adına tüm riskleri göze alır ve mesleklerini icra ederler. Bu bilinç düzeyinin toplumda yaygınlaşması şiddete meyli ciddi oranda azaltacaktır.

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği

Uzun yıllardır yapılamayan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavının yeniden yapılması bir Sağlık-Sen kazanımıdır ancak gönlümüz tam olarak mutmain olmamıştır. Yardımcı hizmetler sınıfındaki yaklaşık 9000 çalışan fiilen çalıştıkları genel idari hizmetler sınıfına atandığında gönül rahatlığıyla mutmain olacağız. Hizmetli kadrosunda olup da fiilen memur olarak çalışan tüm arkadaşlarımız memur olarak atanana kadar mücadelemiz devam edecek.

Ayrıca görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı her yıl düzenli olarak yapılmalı ve sağlık çalışanlarının kariyer hedeflerini gerçekleştirmesinin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
 

  • PAYLAŞ :
  • memursen logo
  • sagliksen logo
  • sağlık bakanlığı logo
  • aileve sosyasl politikalar bakanlığı logo
  • calışma ve sosyal güvenlik bakanlığı logo