SAĞLIK ÇALIŞANLARI TÜKENİYOR

Sağlıkta dönüşüm 2013 yılının Aralık ayında hayata geçen son yılların en önemli projelerinden biridir. Sağlıkta dönüşümle; devlet, neredeyse ilk kez millete sıcak yüzünü göstererek, sosyal devlet anlayışının en önemli ayağı olan sağlık hizmetine halkın erişimini kolaylaştırmıştır. Sağlık hizmeti sunan kamu kurumları birleştirilmiş, tüm hastaneler, eczaneler halkın hizmetine açılmış ve kuyruk çileleri son bulmuştur. Vatandaşımızın kendine yakışan sağlık hizmetini alması elbette önemlidir. Ama bir o kadar önemli olan konu da tabi ki, yıllardır ihmal edilmiş, iş yükü 5 kat artmasına rağmen sayıları 2 kat bile artamamış sağlık çalışanlarının memnuniyetidir.

 

Sağlık çalışanları artık tükenmiştir. Artık hak ettiği mali ve özlük haklarını bir an önce almak zorundadır. Genel Başkanımızın her ortamda kurduğu bir cümle var: “Siz istediğiniz kadar modern, gösterişli hastaneler, sağlık kurumları yapın, istediğiniz kadar güzel tefriş edin, istediğiniz donanım, teçhizat ve teknolojiyi kurun, sağlık çalışanını memnun ve mutlu edemezseniz, sağlık çalışanının ihtiyaç ve beklentilerini görmezden gelirseniz, yaptığınız yatırımın bir anlamı olmaz.” Evet, artık sağlık çalışanları da memnun olmak istiyor.

 

Sağlık çalışanlarını memnun etmenin yolu ise emeğinin, alın terinin karşılığını vermekten geçer. Sağlık Bakanı her ne kadar; “Siz hayırlı bir mesleği icra ediyorsunuz. Sizin hakkınızı bu dünyada ödememiz zor. Siz emeğinizin karşılığını öbür dünyada alacaksınız” dese de, biz emeğimizin karşılığını bu dünyada da istiyoruz. Ve artık boş laf ve tutulmayan söz istemiyoruz. Emeğimizin onurunu istiyoruz. Bizlerin zorlu sendikal mücadeleler ve çalışmalarla Cumhurbaşkanımızdan aldığı 5 yıla 1 yıl yıpranma payı sözünü, gerekli çalışmaları yaptık diyerek, tüm sağlık çalışanlarına verilen sözü kuşa çevirip Başbakanımıza açıklatan, dağa fare bile doğurtamayan bürokratları artık istemiyoruz. Yıpranma payı, lisans tamamlama ve kreş konusunda sadece bizim elimizdeki bilimsel çalışmaları ve önerileri kullansalar bile yeterliydi. Zira, yıpranma payı ve lisans tamamlama çalıştaylarımızın sonucunda somut ve uygulanabilir çözümleri sunmuştuk. Artık sağlık çalışanlarının yanında ve onların sorunlarını temel gündemi yapan bir Sağlık Bakanlığı istiyoruz.

 

Bu yıl Ağustos ayında 2016-2017 yıllarına ilişkin Toplu Sözleşme Masasına oturacağız. Birikmiş sorunları masaya taşıyacağız. Elbette biz yetkili sendika olarak sahanın masadaki sesi olacağız. Ama özelikle sağlık bakanının da bu süreçte çalışanın yanında yer almasını ve özelikle geçilemeyen maliye bakanlığı duvarını geçme noktasında taraf olmasını istiyoruz. Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Maliye Bakanlığı engelini aşma konusunda anlattığı bir anekdotunda; bakanlardan Ali Babacan ve Kemal Unakıtan’ı gece yarısı Ankara Hastanesinin Acil Servisine götürdüğünü ve onlara;  “Herkes evinde sıcak yatağında uyurken sağlık çalışanı bu özveriyle 7 gün 24 saat hizmet veriyor” dediğini ve sağlık çalışanları adına ek bütçe aldığını duymuştum. Seçim sonrası Sağlık Bakanı kim olursa olsun, sağlık çalışanının yanında olsun istiyoruz.

 

Sağlık çalışanlarının birikmiş sorunlarından bazıları şu şekildedir:

- Sağlık çalışanları yıpranmıştır ve Cumhurbaşkanımızın sözünü verdiği 5 yıla 1 yıl yıpranma payı tüm sağlık çalışanlarına bir an evvel verilmelidir.

- Sağlık çalışanları emekli olduklarında aldıkları ücret, yarıya düşmektedir. Bu nedenle alınan ek ödemeler de emekliliğe yansıtılmalıdır.

- Adaletsiz döner sermaye sistemi bir an evvel revize edilmelidir. Bu haliyle yapılan katsayı değişiklikleri çalışanların birbirinin cebinden ücret almasına yol açacağından, öncelikle dağıtılabilir döner sermaye havuzu genişletilmelidir. Bunun için de dağıtılabilir döner sermaye hesabında hazine hissesi vergisi değil, ödendiği gibi %1 olarak hesaplanmalıdır. Havuzu %7 genişletecek bu ve birkaç önlemden sonra katsayılar daha adil bir şekilde revize edilmelidir.

- 110 bin ön lisans mezunu sağlık çalışanının lisans tamamlaması 2015-2016 eğitim öğretim yılında hayata geçmelidir.

- Aile hekimliğine koruyucu sağlık hizmetleri, önleyici sağlık hizmetleri gibi temel görevleri dışında nöbet, defin nöbeti, adli nöbet gibi alanı ile ilgili olmayan ek görevler verilmemelidir. 

- Nöbetin ücret karşılığı işçilerde ve neredeyse tüm dünya ülkelerinde normal mesaiden fazla iken, sağlık çalışanları normal mesai birim ücretinin nerdeyse yarısını almaktadırlar. Yapılan zamların yeterli olmadığı nöbet ücretlerine bir an evvel zam yapılmalı, nöbette 6 saatten az olamaz ve 130 saati geçemez şartları kaldırılmalıdır.

- Sağlık lisansiyerlerinin ek göstergeleri 3600’eçıkarılmalı,diğer sağlık çalışanlarının, genel idari hizmetler ve teknik hizmetler sınıfı çalışanların ek göstergeleri artırılmalı ve yardımcı hizmetler sınıfına ek gösterge verilmelidir. Zira ek gösterge artışının emeklilik ikramiye ve maaşına etkisi büyüktür.

- Türkiye genelinde kurumların önemli bir kısmı çalışanlara yalnızca sabit ek ödemeleri verebildiğinden Ek Ödeme Katsayıları en az 20 puan artırılmalıdır.

- Diğer kamu kurumlarında çalışana ödenen ek ödemelerden vergi kesintisi yapılmamasına rağmen sağlık çalışanlarının ek ödemeleri vergi matrahına dahil olduğundan, çalışanların doğrudan veya dolaylı kayıpları mevcuttur. Sağlık çalışanlarının ek ödemelerinden de vergi kesintisi yapılmamalıdır.

- Kamu personeli olmayan aile sağlığı çalışanları, vekil ebe-hemşireler ve 4C’li çalışanlar ve 4B’liler kadroya geçirilmelidir.

- 4B’den kadroya geçen ve hala döner sermaye bütçesinden görünen mağdur olmuş çalışanlar bir an evvel genel bütçe kadrolarına geçirilmelidir.

- Başta taşeron sistemi olmak üzere farklı istihdam modellerine son verilmeli, aynı işi yapan tüm çalışanlar aynı mali ve özlük haklarına sahip olmalıdır.

- Sağlık çalışanlarının istihdamı sayısı ihtiyacı karşılayamamakta, Milli Eğitim Bakanlığı her yıl 50-60 bin öğretmen alırken,10 bin sağlık çalışanı alınmaktadır. Alım sayısı artırılmalı ve gelecek yılları da düşünerek sağlık insan gücü alımı ve eğitimi planı yapılmalıdır.

- Son yıllarda birkaç yasal düzenleme yapılmasına rağmen şiddet hız kesmeden devam etmektedir. Sağlık çalışanına şiddet uygulayan 6 ay süreyle sağlık harcamalarını cepten yapmalıdır.

- Kreşle ilgili kalıcı ve etkin çözümler hayata geçirilmelidir.

- Yaptığı işle ilgili ve bu işten dolayı hastalık geçiren sağlık çalışanı özel sektörde ise bu meslek hastalığı kapsamında, kamuda ise bu kapsamda değildir. Bu ayrıma son verilmeli kamuda çalışan sağlık çalışanları da meslek hastalığı kapsamındaki haklardan faydalanmalıdır.

- Mesleki mali sorumluluk sigortasından özelikle mesleki riski yüksek olan sağlık çalışanları da faydalanmalıdır.

- Çalışma ortamları iş sağlığı ve güvenliği standartlarına göre yeniden düzenlenmelidir. Mesela özel bir ağız ve diş sağlığı laboratuvarında bulunacak şartlar net tanımlanmış ve bu şartlara uygun olmayan laboratuvarlar açılamıyorken, şu an ADSM’lerde bu şartlara uyan bir laboratuvar bile bulmak zordur.

- Toplumun dezavantajlı kesimlerine hizmet veren aile ve sosyal politikalar çalışanlarına da yıpranma payı hakkı çalışması yapılmalıdır.

- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında yıllardır beklenen Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavı bir an önce açılmalıdır.

- Üniversite hastanelerinde özelikle döner sermaye katsayıları olmak üzere, çalışanı mağdur eden farklı farklı uygulamalara son verilmeli, tüm üniversite hastanelerini temsil edecek, özelikle insan kaynağı ve mali konular üzerinde bağlayıcılığı ve düzenleme yetkisi olan Üniversite Hastaneleri Birliği sistemi kurulmalıdır.

 

Sorunlarımız birikti ve çözüm için kenetlenmeliyiz. Sorunlarımızı biliyoruz. Çözümlerini de biliyoruz. Çözümler ve daha güzel yarınlar için her zamankinden daha çok birlik olmalıyız. Bizim için üyelik atılan sıradan bir imza değil, hak ve menfaatlerimiz adına bize verilen emanettir.

  • PAYLAŞ :
  • memursen logo
  • sagliksen logo
  • sağlık bakanlığı logo
  • aileve sosyasl politikalar bakanlığı logo
  • calışma ve sosyal güvenlik bakanlığı logo