KAMU HASTANE BİRLİKLERİ UYGULAMASINDA 1 YIL GEÇTİ

Bilindiği üzere 2 Kasım 2011’de 663 sayılı KHK ile Kamu Hastane Birlikleri uygulamasının da bulunduğu düzenleme resmi gazetede yayınlanmıştır. Kamu Hastane Birlikleri uygulaması ile ilgili maddelerin yürürlük tarihi 2 Kasım 2012 olduğundan bu tarihte birlikler kuruldu.

Yasanın çıkması ile birliklerin kurulması arasında 1 yıllık bir süre bırakılmasına karşın, tüm birlik yapılanması 3 gün içe­risinde aceleci bir tavırla oluşturuldu. İstanbul’da bir otele illere düşünülen Genel Sekreterler çağırıldı. İsimler havada uçuştu. Genel sekreterler kendi isimlerini oluşturmak için çabaya girişti. İllerde siyaset, bürokrasi ve sivil toplum üçgeninde herkes kendi listesini oluşturmaya çalıştı. Velhasıl kelam istenilen ve kurgula­nan profesyonellikte bir yapılanma oluşturulamadı. Her şey oldu bittiye getirilerek 1 yıllık hazırlık süreci yeterince verimli değer­lendirilmeyerek 2-3 güne sıkıştırıldı. Bizim de gazete ve internet haberlerinde belirttiğimiz gibi “Profesyonel Yöneticiliğe Amatör Başlangıç” yapıldı. Yöneticilere 663 sayılı KHK ile belirli ücretler öngörülmüşken ve bu ücretlere göre insanlara sözleşme imzala­tılmışken, bir yönergeyle bu ücretler özelikle hekim dışı yönetici­lerde %40 civarında düşürüldü. Bu sistem tamamen profesyonel yöneticiliği, kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını hedeflerken, sağlık yönetimi konusunda profesör olmuş bir Genel Sekreterin, uzman hekim bir genel sekreterden çok daha düşük ücret alması da bu mantığa aykırı gibi gözüküyor.

Genel Sekreterlikler yapılanırken ve kendi kadrolarını oluş­tururken, hastanelerin özelikle satın alma ve personel konuların­da uzmanlaşmış personelleri genel sekreterliğe çekildi. Merkezi satın almalar kurulmaya başlandı. Ama Türkiye geneline bakar­sak, biraz yavaş kalındı ve bu konularda hastanelere yetkiler veri­lerek, yetersiz kalmış personelleriyle bu işleri yapmaları beklendi. Aslında her genel sekreterlik, her hastane kendilerine özgü çıkış yollarıyla bu krizleri bir şekilde aştı. Bu haliyle belki de hedefle­nen başarılmış oldu. “Yerinden yönetim”

Tüm bunlar yaşanırken hızla Kamu Hastaneleri Kurum Başkanlığı yapılanması devam ediyordu. Başkanlık yapılanması da farklı olmadı. Hatta bazı illerde taşra teşkilatı kurum başkan­lığının önüne geçti bile diyebiliriz.Kamu Hastane Birlikleri uy­gulamasında 1 yıl neler getirdi? Sorusunun cevabında konunun 4 bakış açısıyla değerlendirilmesinde fayda olacak. Hizmeti satın alan SGK, sözleşmeli yöneticiler, sağlık çalışanları ve halk.

SGK açısından hedeflere ulaşılmış gibi gözüküyor. Global bütçe uygulamasıyla sağlığa ayrılan pay Aralık 2013 olmasına rağmen hala bitmedi ve büyük ihtimalle ilk kez bütçe fazla vere­cek. Bu sevindirici bir gelişme. Bunun yanında bu gelişme, SGK ve maliye yetkililerinin hep kullandığı “Sağlık, sosyal güvenliğin kara deliğidir” söylemini de çürüten bir gelişme. Sözleşmeli Yö­neticiler açısından, Cumhuriyet tarihinin belki de en köklü deği­şimlerinden biri olan bu yöneticilik sistemine uyum sağlayarak, başlangıçta kendine taahhüt edilen ücretlerin altında bir ücretle hedefleri tutturup, karneden geçer not alma mücadelesiyle zorlu bir yıl geçti. Sözleşmeli yöneticilere yaptığımız anketin sonuçları henüz değerlendirilmedi. Ama gördüğümüz kadarıyla sözleşmeli yöneticilerin önemli bir kısmı durumlarından memnun değil.

Sağlık çalışanlarına, bu sisteme geçilirken, kaynaklar daha etkin ve verimli kullanılacak, tasarruf artacak ve tasarruf edilen kaynaklar çalışanlara dağıtılacak denmişti. Evet, kurumların borçları büyük oranda kapandı. Hastanelerin SGK’ ya fatura ettiği tutarlar ve bunun karşılığında aldığı tutarların oranı 1 yıl önce %85 civarında iken, bugün 0 ün bile üzerine çıktı. Hal böyleyken, maalesef çalışanların bu kaynaklardan henüz herhan­gi bir pay aldıklarını göremedik. Çalışanların büyük kısmı, an­cak bizim 666 sayılı KHK ile aldığımız ek ödeme tutarlarını ve maaşlarını ancak alabiliyor. Sözleşmeli yöneticilerin, hedeflerini tutturma ve karne baskısıyla, çalışanları da zaman zaman bas­kıladıkları ve çalışanların hakları ile ilgili tasarruflara gittikleri farklı uygulamalara şahit oluyoruz. Üzerinden bir yıl geçmesine rağmen mali ve özlük haklarında somut bir iyileşme göremeyen sağlık çalışanlarının artık sabrı taşmak üzeredir. Avrupa’daki meslektaşlarına oranla 2 kat fazla çalışan, sağlıkta dönüşümün başladığı günden bu yana iş yükü 4 kat artmış sağlık çalışanları­nın artık hak ettiği mali ve özlük haklarına kavuşmasının zamanı geldi, geçiyor. Bu kapsamda temel önceliğimiz, döner sermayenin daha adil bir şekilde yeniden kurgulandığı, sabit gelirin toplam gelirin %80’ini oluşturacağı, tüm kazancın emekliliğe yansıya­cağı, yıpranma payının tüm sağlık çalışanlarına verildiği, hak ettiğimiz mali ve özlük haklarına kavuştuğumuz bir sağlık siste­midir. Sağlık sistemimizdeki sürdürülebilirliği sağlamada en az rakamlar kadar önemli olan çalışan memnuniyeti bir an evvel bakanlığın birinci önceliği haline gelmelidir.

Halk açısından sağlıkta dönüşüm ve son uygulaması olan Kamu Hastane Birlikleri hizmete erişimi kolaylaştırmıştır. Hatta artık vatandaşımız yıllık sağlık kuruluşlarına başvuru sayısında ortalama 8 başvuru ile Avrupa ortalamasını geçmiştir. Sağlık sis­temimiz, hizmet sayıları ve hizmete erişim gibi konularda Dün­yada iddialı noktalara erişerek örnek bir sistem haline gelmiştir. Sağlık sistemimizde artık daha nitelikli, kaliteli hizmete ulaştı­racak iyileştirmeler yapmanın zamanının geldiğini, nicelikten niteliğe geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sağlık hizmetine bir süreç gözüyle bakarsak, hamdolsun ki sürecin girdileri ve çıktı­larını iyileştirdik. Artık sürecin kendisini, yani sağlık hizmetini iyileştirme zamanıdır. Bu konuda hak ettiği mali ve özlük hakla­rına kavuşmuş hekimler, sağlık çalışanları da yine bu dönüşümün temel kahramanları olacaktır.

  • PAYLAŞ :
  • memursen logo
  • sagliksen logo
  • sağlık bakanlığı logo
  • aileve sosyasl politikalar bakanlığı logo
  • calışma ve sosyal güvenlik bakanlığı logo